Yeni İş Fikri: Chair Socks

Her ne kadar ilk gördüğümde tüketimin son geldiği nokta diye düşünsem de, annemin parkelerin çizilmemesi için ne kadar çabaladığı aklıma geldiğinde süper bir buluş dediğim an arasında fazla zaman farkı yoktur sanırım.

Sandalyelere , koltukların ayaklarına, kanepelerin ayaklarına, yataklara ve de benim aklıma şuan gelmeyen birçok (masa da olabilir) objenin ayağına çorap giydirmek! Ne kadar çılgınca geliyor di mi kulağa? Oysa süper fikir!!

Reklamlar

Bosch: Fresh Stone Age Meat | İlk Günkü Kadar Taze!

Bu aralar şüphesiz gördüğüm en iyi iş.. DDB Berlin’ in elinden çıkma imiş. Misler gibi yaratıcılık kokuyor. tüm bunların üstüne laf söylemeye gerek var mı? Tek kelimeyle inanılmaz!

Video için; http://www.youtube.com/watch?v=GLaWeKbPO-A&feature=player_embedded#!

Bosch: Fresh Stone Age Meat | İlk Günkü Kadar Taze!

Bu aralar şüphesiz gördüğüm en iyi iş.. DDB Berlin’ in elinden çıkma imiş. Misler gibi yaratıcılık kokuyor. tüm bunların üstüne laf söylemeye gerek var mı? Tek kelimeyle inanılmaz!

Video için; http://www.youtube.com/watch?v=GLaWeKbPO-A&feature=player_embedded#!

TTnet Apartman Tarifesi

TTnet son zamanlarda kendimce kendilerine katma değeri olmayan ya da benim anlamlandıramadığım servislerle boy göstermeye devam ediyor.

Kendi adıma yıllardır orada burada dillendirdiğim bir servisi burada yüksek sesle dile getirmek istiyorum; Apartman Tarifesi! Bir apartmanda bir komşunun aldığı kotasız hızlı interneti 10 bilgisayar kaçak olarak sömürdüğü için hem biz gerçek TTnet kullanıcıları sıkıntıya düşüyoruz hem de TTnet para kazanamıyor. Her ne kadar hala telefon hattı olmadan internet alma durumu yasa olarak yasalaşmamış olsa da  ( 2 hafta önce gittiğim TTnet bayisinden mecburen Jetvel100 tarifesi aldım), herhangi bir apartmanı server niyetine koyulacak bir dağıtıcı ile 19,75tl  gibi rakamlara  internet hizmeti sağlıyor olmak hem bizi hem de sizi orta vadede memnun edecektir.

Şu haber TTnet Apartman Tarifesinin ne kadar gerekli olduğunu gösterir niteliktedir;

Kamu lojmanları bile, hızlı interneti kaçak kullanıyor

Türkiye’de ADSL internet abone sayısı 3,8 milyonu buldu. Yeni kampanyalarla bu sayı her geçen gün büyüyor. Ancak Türk Telekom’un başı kaçak internet kullanıcılarıyla dertte.
Telekom’dan abonelik alan bazı vatandaşlar, paralel bağlantı kurarak apartmandaki komşularına kaçak internet hizmeti satıyor.

ADSL kaçakçılarına karşı savaş açan Türk Telekom, Hatay’daki bazı kamu lojmanlarında bile kaçak internet kullanıldığını tespit etti.

Komşusuna kaçak ADSL satanlar kendi aboneliğini bedavaya getiriyor.

Bu yolla kaçak ADSL’den kâr edenlerin bile olduğu belirtiliyor.

Hatay İl Telekom Müdürü Ramazan Gezer, şehirde 40 bin civarında ADSL abonesi olduğunu, ancak 15 bin evde de kaçak internet kullanıldığını tahmin ettiklerini söyledi.

İl genelinde kaçak internete karşı büyük bir mücadele yürüttüklerini ifade eden Gezer, araştırmalarda kamu lojmanlarında bile kaçak kullanım tespit ettiklerini aktardı. Bazı müteahhitlerin de ‘Her binamızda ADSL bağlantısı bulunmaktadır’ şeklinde reklam yaptığını hatırlatan Gezer, “Aslında bu ifade, ‘burada kaçak ADSL var’ anlamına geliyor.” dedi.
Gezer, kaçak kullanım tespit edilen aboneliklerin iptal edildiğini kaydetti. Kaçak internet kullanımının yasal açıdan bir cezasının bulunmadığını, dile getiren Gezer, “Bundan başka maalesef bir şey yapamıyoruz. Hukuksal boşluklar bulunuyor.” dedi.

ADSL hattını başkalarının kullanmasının aslında pek çok olumsuz duruma yol açtığını hatırlatarak, “Aynı ADSL’yi kullananlardan birinin yasadışı bir yazışma yaptığında ya da yasadışı bir siteye girdiğinde söz konusu numarasından hattın sahibi sorumlu olacaktır. Ama vatandaş bunun farkında değil.” uyarısında bulundu.
Kaynak  : http://www2.nethaber.com/NewsDetails.aspx?id=35210

Ticari Olmayan Pazarlama Mümkün mü?

Aslında geçtiğimiz günlerde bana bu soruyu yönelten çok sevdiğim insan Nazlıhan Şevik’ ti. Şüphesiz ki O’ nu tatmin edici bir cevap verememiş olsam da sonraları kendi kendime tabi ki ya , mümkün diye pat diye itiraf ettim.

Sonrasında ise en yalın hali ile kendi kendime bir tanımlama ihtiyacı duydum ; ” Üzerimde satış baskısı kurmayan  her türlü iletişim faaliyeti.”

Bu cümle beni tatmin etmemiş olacak ki, bir bankada yönetici pozisyonundaki arkadaşımı aradım. Ticari olmayan pazarlama mümkün mü dedim, O ‘ da evet mümkün dedi. Bunu konumlandırma olarak tanımlamak senin adına daha doğru olabilir dedi. Evet dedim. Ya bir STK için geçerli mi? Bunun da cevabı evet gibiydi (Aradaki konuşmalar düşündürücüydü şüphesiz) … Tam anlamıyla doyurucu değildi ama ikimiz açısından da..

Geleneksel pazarlama anlayışına göre şirketlerin amacı sadece daha çok satmakken, modern
anlayışa göre firmanın müşterisi ile ilişkisi satış öncesini ve sonrasını kapsamaktadır. İlişkinin devamı
için gereken ise müşterinin her zaman memnun kalmasıdır. Bugün hemen hemen tüm
pazarlamacıların kabul ettiği gibi yeni bir müşteriyi etkilemek mevcut müşteriyi etkilemekten daha
maliyetlidir. Bu nedenle yeni müşterinin dikkatini çekmektense mevcut müşteriyi kaybetmeme daha
önemli görülmektedir. Müşteriyi kaybetmemenin anahtarı da müşteri memnuniyetidir. Kotler ve
Turner’a göre memnun kalmış bir müşteri tekrar satın almada bulunur, şirket hakkında güzel şeyler
söyler, rakip ürün ve reklamlarına daha az dikkat eder, şirketin diğer ürünlerinden de satın alır (1993:
18).

Bir şirketin en değerli hazinesi olarak kabul edilebilen müşteri memnuniyeti sağlandığında, müşteri
şirket ile ilgili olumlu şeyler anlatır. Bazı ürün kategorilerinde memnuniyet sahibi bir müşterinin
medyada yer alan reklamdan daha etkili bilgi kaynağı olduğu söylenebilir. Memnun olmuş bir müşteri
şirket için bu kadar büyük önem taşırken memnun olmamış müşteri, bununla karşılaştırıldığında çok
daha yüksek oranda potansiyel tehlike teşkil etmektedir. “Memnun olan müşteri iyi bulduğu ürün
hakkında üç kişiye olumlu şeyler söylerken; memnun olmamış bir müşteri tam 11 kişiye ürünü
kötülemektedir. Düşününki bu 11 kişiden her biri, bir diğer onbir kişiye anlatmakta ve bu zincir
böyle devam etmektedir” (Kotler and Turner 1993: 19).

Kotler Philip ve Turner Ronald E. (1993), Marketing Management-Analysis, Planning,
Implementation and Control, Canadian 7Th Ed., Prentice Hall. Inc

Özetlemek gerekirse... Her ne kadar bu cümleler beni tatmin ediyor olsa da asıl İzzet Bozkurt’ un Mediacat ‘ten çıkan  Pazarlamanın Sihirli Lambası/ İletişim Odaklı Pazarlama kitabı daha tatmin edici olacaktır.

Pazarlamanın Sihirli Lambası/İletişim Odaklı Pazarlamaİzzet Bozkurt-Jack Trout

Yayınevi: MediaCat Kitapları
ISBN: 975-6347-16-3
Sayfa Sayısı: 474
Dili: Türkçe

Pazarlamanın Sihirli Lambası
Günümüzde hızla değişen iş dünyasında yöneticilerden bütün kademelerde çalışanlara kadar iyi bir kariyer yapmak isteyen herkesin pazarlama bilmesi kaçınılmaz bir hal aldı. Eğer bilgisayarınıza bir cin yüklü değilse, işte Jack Trout’un Pazarlama Cini’nin size öğreteceği birkaç şey:
– Markalama nasıl işe yarar?

– Ürün stratejisi nasıl kurulur?

– Doğru fiyatlandırma nasıl yapılır?

– İyi araştırma nasıl yönetilir?

– Logo nasıl seçilir ve kullanılır?

– En yaygın pazarlama hatalarından nasıl sakınılır?

İletişim Odaklı Pazarlama
Adını ne koyarsak koyalım fark etmez, yeni bir pazarlama döneminde yaşıyoruz. Bu yeni dönemde zihninde küçük bir yer edinerek tüketicinin dikkatini çekmek, tüketiciyi ürün veya hizmetinizi satın almaya ikna etmek ve nihayet tüketiciden müşteri yaratmak için iletişimi pazarlama faaliyetlerinizin her aşamasına, her noktasına dahil etmeniz gerekiyor.

Pazarlamanın 4P ile yetindiği zamanlarda tüketiciden müşteri yaratmak, yani müşteri sadakati kazanmak daha kolaydı. Tüketici üreticiye sadık olmak zorundaydı, çünkü çok fazla seçeneği yoktu. Bu dönemde iletişime yalnızca satış ve tutundurma faaliyetlerinde rol veriliyordu.

Kaynak: http://www.pandora.com.tr