Sosyal Medyada Etkin Marka Olmanın 10 Altın Kuralı

Millward Brown’un 9 ülkede yüzlerce sosyal medya tüketicisi ile görüşerek gerçekleştirdiği Sosyal Medya ve Tüketici-Markalar araştırması sonuçlandı. Millward Brownın son dönemde her geçen gün gelişen ve markalar için de oldukça önem taşıyan sosyal medya ile ilgili gerçekleştirdiği araştırma sonucunda ‘Markaların sosyal medyayı etkili kullanma kuralları belirlendi.
Pazar araştırma şirketi Firefly Millward Brown tüm dünyada iş dünyası ve markalar için önemini arttıran sosyal medyanın kullanımıyla ilgili tüm detayları ortaya çıkarmak amacıyla Sosyal Medya ve Tüketici-Markalar araştırmasını gerçekleştirdi. Firefly Millward Brownın tüketicilerin sosyal medyada markalara yönelik genel tutum ve davranışlarını inceleyen ilk global kalitatif araştırmasının sonucunda ‘Markaların sosyal medyayı etkili kullanma kuralları belirlendi.

Şirketlere ve markalara sosyal medyayı daha etkili bir şekilde nasıl yönetecekleri konusunda değerli bilgiler ve tavsiyeler içeren araştırmanın sonucunda birçok kurumun, sosyal medyanın potansiyelinin ve öneminin farkında olmalarına rağmen nasıl bir yol izleyecekleri konusunda kafaların karışık olduğu ortaya çıktı.

Sosyal medyanın önemine değinen Millward Brown Türkiye Genel Müdürü Betül Khan; “Yaptığımız bir araştırmada 16 yaşındaki bir lise öğrencisi ‘markalar neden televizyonda reklam veriyorlar ki? Reklamlarını Facebook’a koysunlar ertesi gün binlerce kişi izlemiş olur demişti” şeklinde konuşurken sosyal medyanın hızla, sadece gençlerin değil, her kesimden insanın hayatına hızla girdiğini vurguladı. Khan şöyle devam etti, “Sadece iyi pazarlamacılar değil, aynı zamanda çok iyi medya planlamacıları olan gençler için de mecranın kuralları çoktan yazılmış. Racon’u bilmeden bu mecrada yer edinmeye çalışmak, sesini yükseltmek markalar için tehlikeli olabilir. Bu araştırma bu raconu anlamaları için markalara ilk ipuçlarını veriyor.”

Her yıl dünyanın en değerli global markalarını belirlemek amacıyla BrandZ araştırmasından çıkan ‘Sosyal medyayı verimli kullanmanın 10 kuralı’ ise şu şekilde sıralandı.

1. Ana sayfanızı sosyal medyaya kopyalamayın: Tüketiciler markalardan yeni şeyler görmek ve duymak ister, web sitenizdeki bilgileri, konuları yeniden sosyal medyada ele almanızı değil. Bu sosyal medya kullanıcısının ilgisini çekmiyor.

2. Önce dinleyin, sonra konuşun: Bir diyalog yaratın. Kullanıcıların en önemli beklentilerinden biri, markaların tek taraflı bir biçimde onlara hitap etmesi yerine markalarla karşılıklı konuşabilmek. Kullanıcılar kendilerinin dinlenmesini ister.

3. Açık ve dürüst olursanız güven inşa edersiniz: Şeffaflık sosyal medyada markalar için kilit öneme sahiptir ve güven inşaa etmek için en önemli faktördür. Sosyal medya kullanıcıları, markaların, hata ve eksikliklerini kabul etmek yerine kural ve marka politikalarının arkasına gizlendiklerini düşünür.

4. Markanıza sosyal medya için bir temsilci seçin: Markanızın bir yüzü olsun; markalar bazen, tüketiciye cevap verecek biri olmadığı için sosyal medyada zarar görüyor. Bu, birçok tüketicinin sosyal medyada markayla bağlantıya geçmesine engel oluyor.

5. Değerli bir şey önerin: Tüketiciler, markaların bir karşılığı olmaksızın sunduğu somut şeylere karşılık vermeye daha yatkın. İndirimler, hediye kuponları sosyal medyada markaların çok rağbet ettiği uygulamalar olmakla birlikte güvensizliğe yol açabilir. Yeni ürünler hakkında içeriden gelen bilgiler, ayrıcalıklı alışveriş ve içerikler tüketicileri daha çok cezbediyor.

6. İçerik, kullanıcılarla bağdaşmalı: Kullanıcılar kendi hayatlarıyla, ilgili alanlarıyla, istekleriyle ve ihtiyaçlarıyla bağdaşan bir içerik görmek ister. İlginç olan, araştırma katılımcılarından bazıları sosyal medya evreninde deterjan, yumuşatıcı ve temizlik ürünleri gibi ‘işlevsel’ ürünlerin bu bağdaşma konusunda eksik kaldıklarından söz ediyor. Sosyal medyada tüketiciler, alakalı olmayan içerikle ilgili daha eleştirel oluyor ve kişisel alanlarını ihlal edilmiş hissediyor.

7. Kullanıcılarla kurumsal bir varlık gibi değil, bir arkadaş gibi konuşun: Kullanıcılar, markalarının basit ve günlük bir dille konuşmalarını ister. Teknik bir dil ya da satıcı konuşması istemez.

8. Kullanıcılara biraz kontrol hakkı tanıyın: Markalar, etkili iş görebilmek için yıllardır ellerinde tuttuğu kontrolün bir kısmından feragat etmeli ve iletmek istediklerini dikte edemeyecekleri gerçeğine alışmalıdır. Kullanıcılardan gelen katkıyı kabul eden ve bunu içeriğe dahil eden markalar iletişimi yönetmede daha etkili olacaktır.

9. Tüketicilerin size ulaşmalarına izin verin: Geleneksel medya kampanyalarından ayrılan bir diğer nokta, tüketiciler, markaların onlara mesajları ‘bağırarak’ iletmelerini istemiyor. Algı, markaların sosyal medyada ‘müdahaleci’ ve rahatsız edici’ reklam kullanacağı yönünde.

10. Bırakın kullanıcılar sizin adınıza konuşsun: Tüketiciler markaları savundukları zaman daha fazla ün kazanıyor.

Kaynak: http://www.ekohaber.com.tr/Sosyal_medyada_en_etkili_marka_olmanin_10_altin_kurali-ekohaber-5-haberid-11837.html

 

Bu yazı ilginizi çekmediyse http://www.wikimarketing.org adresinden diğer yazıları inceleyebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s